Okula Uyum Sürecinde Ailelere Düşen Görevler

Okula Uyum Sürecinde Ailelere Düşen Görevler

okul uyum sürecinde ailelere düşen görevler

Uzun bir yaz tatil döneminin ardından okullar açılıyor. İlk kez okula gidecek çocukların okula uyum sağlaması, bir üst sınıfa geçenlerinde yeniden ders başı yaparken zorluk yaşamaması konusunda velilere büyük iş düşüyor. Peki! Okula dönüş sürecinde veliler ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?

KAYGIYI AZALTMAK İÇİN İŞBİRLİĞİ YAPIN

Çocuğunuzun okula başlama konusunda endişeleri varsa, okul başlamadan önce birlikte okulu ziyaret edin ve öğretmeniyle tanışın. Çocuğun kaygılarını azaltmak amacıyla okul çalışanlarıyla işbirliği yapmak faydalı olacaktır. Çocuğunuzun kaygılarıyla baş etmesini kolaylaştıracak bir sistemin uygulanabilmesi ve daha da önemlisi öğretmenle ilişki kurulabilmesi için size yardımcı olacak bir kişi belirleyin.

Çocukların kaygı ve endişelerini inkâr etmek yerine, onları kabul edip çocukları rahatlatmak gerekiyor. Örneğin, “Seni okuldan almaya gelmeyeceğimden endişelendiğini biliyorum ama korkmana gerek yok, orada olacağım” diyebilirsiniz.

Ayrılık kaygısı olan bir çocuk, ona şefkatle yaklaşan kişilerin kalbini kırabilir. Yine de bu durumun en iyi çaresi, kaygılarına teslim olmaması için çocuğa yardımcı olmaktır. Sizden ayrılmaktan kaçınmasına elinizden geldiğince izin vermeyerek, çocuğunuzun uyum sağlamasını kolaylaştırabilirsiniz.

“Çocuğum çok mutsuzsa bunları nasıl yapabilirim?” sorusu aklınıza geliyor olabilir. Çocuğun okula gitmesini sağlayacak yöntemler bulmayı deneyin. Örneğin, okuldan annesini arayabileceği bir vakit belirlenirse çocuk kendini daha güvende hissedebilir.

HİLE VE SÜPRİZLER YAPILMAMALI

Daha şiddetli durumlarda ise, belirlenmiş bir süre boyunca annesi okulda çocuğa eşlik edebilir. Fakat bu süre giderek azaltılmalıdır. Çocuğa, onu ne gibi durumların beklediğini kesin olarak anlatmak çok önemlidir.

Hile ve sürprizler yapılmamalıdır. Örneğin, önceden okulda sadece bir saat kalacağı söylenen bir çocuğa bir saatin sonunda daha uzun süre kalması gerektiği söylendiğinde, çocukta ters tepki görülecektir. Planların keyfi olarak değiştirileceği korkusuyla gelecekle ilgili tüm düzenlemeleri doğal olarak red edecektir. Belirsizlik ve ‘Ya olmazsa?’ endişesi, çocuğun kaygılarının önde gelen nedenidir.

KORKUSU NEDENİYLE SORGUYA ÇEKMEYİN

Korkusunun nedeniyle ilgili olarak çocuğunuzu sorguya çekmeyin. Genellikle korkusunun nedeninin farkında olmaz. Hem kaygıları olan, hem de kendinden beklenen açıklamayı yapamayan çocuk, yaptıklarının saçma olduğu yönünde suçluluk hissetmeye başlar.

Korkularının anlamsız olduğunu ve onlarla savaşması gerektiğini baştan kabul etmek en iyisidir. Çocuğunuzun hissettiklerini dinlemek konusunda açık olun. Ancak sorunlarıyla ilgili yapacağınız uzun tartışmalar genelde yararlı olmaz, hatta çocuğun bunu ağır bir yük olarak hissetmesine neden olabilir. Çocuğun okula gitme konusundaki isteksizliği ebeveynler için rahatsız edici olabilir. Kızgınlık ve küskünlük gösterilmesi çocuğu olumsuz yönde etkiler. Sakin ama kararlı, karamsarlığa ve endişeye kapılmayan bir tutum benimserseniz, bu davranışları gösterme ihtiyacı zaten hissetmeyeceksiniz.

Uz.Dr. Erkut Zamkı – Psikiyatri Uzmanı